Alfred Eric Leslie Satie

Aşağa gitmek

Alfred Eric Leslie Satie

Mesaj  Admin Bir C.tesi Nis. 26, 2008 11:34 am

Alfred Eric Leslie Satie (d. 17 Mayıs 1866 - ö. 1 Temmuz 1925) Fransız besteci, piyanist.

Piyano eserleri, tiyatro ve bale müzikleri bestelemiştir. Besteleri orijinal, mizahi, minimalisttir. Müzikte mizahın babası olarak tanınır. Mizahçı kişiliği parçalarına verdiği adlarda ("Armut biçiminde parça" ) ve müziğe koyduğu anlatım biçimlerinde ("dişi ağrıyan bir bülbül gibi") görülür.

Normandiyalı bir baba ve İskoç bir annenin çocuğu olan Satie, Normandiya'da doğdu. Müziğe org çalarak başladı. Önce, ünlü orgcu Felix Alexandre Guilmant ile çalıştı, daha sonra Paris Konservatuarı'nda Albert Lavignac ile derslere devam etti. Başarısız bir öğrenci olan Satie, 8 yıl sonra 1886'da konservatuardan ayrımak zorunda kalarak orduya yazıldı; bir sene sonra bronşite yakalandı ve bu sebeple ordudan ayrıldı; adını Erik olarak değiştirdi ve ilk eseri Valse-Ballet'i yayınladı.

Sivil hayata dönünce, dönemin mizahçı, ressam ve empresyonistlerinin buluşma noktası olan evinin yakınındaki Le Chat Noir kabaresininin abonesi oldu. 1888'de piyano için Trois Gymnopédies adlı eserini besteledi. Bu eserde arkadaşı J. P. Contamine de Latour'un bir şiirinden esinlendi. Bir sene sonra Paris Büyük Sergisi'nde duyduğu Rumen pop müziği ve Endonezya vurmalı çalgılar topluluğu'nun yaptığı müzikten etkilenerek Gnossiennes üzerinde çalıştı. 1891'de bir kabarede ikinci piyanist olarak çalışmaya başladı ve burada besteci Claude Debussy ile tanıştı. Bir yanlış anlaşma yüzünden 1916'da dostlukları bozuluncaya kadar çok iyi arkadaş idiler.

Aynı yıl bir Katolik tapınağında mistik bir organizasyonun yöneticisi olan Josephin Pelodin ile tanıştı; onun takipçisi ve daha sonra da şapelin yöneticisi oldu. Trois Prélude du Fils des étoiles ve Le Sonneries de la Rose-Croix eserlerini bu mistik havanın etkisi ile yazdı. 2 yıl sonra ustası ile anlaşmazlığa düştü ve özgürlüğünü ilan ederek gruptan ayrıldı.


Hemen ardından 1893'te Danses gothiques'i yazdı. Bu eseri bilinen tek aşkı olan ressam Suzanne Valadon ile ilişkisinin bitmesi üzerine yazdı. Valadon, bir portresini yaparak kendisine armağan etmişti ancak bu hediyeyi verdikten 6 ay sonra sonra onu terketti. Acı çektiği bu dönemde ruhunu dinlendirmek için bu piyano eserini besteledi.

1893-1895'te kendi kilisesini kurdu. Bu kilisenin tek üyesi kendisiydi. Bu dönemde dini ve sanatsal görüşlerini açıklayan mektuplar, kitapçıklar yazdı. 1895'te, 18 saat boyunca aralıksız 840 defa çalınacak 8 ölçülük bir motiften oluşan Vexations'i besteledi. Aynı yıl, kendisine kalan az bir miktar miras ile görüntüsünü değiştirdi, bir rahip kılığı taşımaktan vazgeçti ve "Kadifeli Centilmen" görünümüne büründü.

1898 sonlarında ekonomik nedenlerle Paris'in bir kenar mahallesine taşındı, kendisine ilham veren büyük odalı bir evde Pièces froides (Soğuk odalar)'ı besteledi. Her gün, ölünceye kadar yaşadığı bu evden çıkarak Paris'in içine kadar 10 km yürüyerek gittiği, çeşitli kafelere uğrayıp içki içtiği ve bestelerini yaptığı, gece aynı şekilde döndüğü bilinmektedir.

1900'de tüm gizemli ve mistik uğraşlara son vererek müzikhol divası Paulette Darty ile çalışmaya başladı. Bu dönemde kafelerde konserler verdi ve popüler müzik ile uğraştı. Je te veux, La Diva de l' 'Empire, Tendrement gibi şarkılar besteledi. Son yıllarında yazdığı kabaret müziği eserlerin hepsini değersiz olarak niteledi.

1905'te halen amatör bir müzisyen olarak görülmekten ve akademik müzik dünyası ile çatışmaktan bıktığı için bir okula yazıldı ve Albert Roussel ile kontrpuan çalıştı. 1908'de diplomasını aldı.

1910'da müziği Serge Diaghilev, Pablo Picasso, Francis Picabia, Maurice Ravel, Igor Stravinsky ve Jean Cocteau'nun dikkatini çekti. Cocteau ile birlikte her ne kadar grup ile birlikte sayılmasa da Les Six (Altılar)adlı besteciler grubunun kurucusu oldu. Bu grup, Ravel ve Debussy'de görülen empresyonizme, Stravinsky'nin Slavizmine, Schöenberg'in post-Wagnerciliğine karşı olan ve net bir müzik dilini savunan 6 besteciden oluşmaktaydı (Louis Durey, Arthur Honegger, Germaine Tailleferre, Darius Milhaud, Georges Auric ve Francis Poulenc) .

Kırklarına kadar besteci olarak ciddiye alınmayan Satie, Parade (Geçit Resmi) adlı bale müziği ile üne ulaştı. O sırada Paris'i kasıp kavuran Rus Balesi'nin programına alınan bu eseri Cocteau ve Picasso ile beraber yaratmıştı. Balenin sunuş metnini Apollinaire yazdı, koreografisini Massine, dekorlarını Picasso yaptı. Cocteau'nın önerisi ile eserin orkestrasyonunda daktilo, sis düdüğü ve bebek çıngırağı gibi araçlar kullanmıştı. Bu eser, büyük skandala yol açtı ve Satie'nin besteci olarak adını duyurmasını sağladı. Zürih'te Dadacılar onu hareketlerinin onursal üyesi yaptılar.

1924'te, Picabia'nın metnine dayanan Relache adlı ikinci bale eseri, René Clair tarafından Entr'acte adıyla filme alındı ve büyük olay yarattı.

Onun müzik anlayışını en iyi yansıtan eseri ise 4 soprano ve bir oda orkestrası için yazılmış Socrates adlı senfonik dramadır. Bu eser Stravinsky'i büyük ölçüde etkilemiştir.

Satie, 1 Temmuz 1925'te Paris'te bir hastanede siroz hastalığından hayatını kaybetti. Müziği geniş kitleler tarafından sevilmese de özellikle genç besteci ve müzisyenler arasında pek çok hayranı vardı.

Hayatı boyunca gariplikleri ile anıldı. Ölümünden sonra gardrobunda bulunun birbirinin aynı 12 kadife takım elbise, düzinelerce şemsiye ve birbirine eş 84 mendil uzun süre müziğinden daha çok konuşuldu. Müzik dünyasının ilgisinin onun garip kişiliğinden, eserlerine yöneltmesi 1948'de ABD'de bir üniversitede gerçekleşen Satie Festivali ile mümkün oldu. Bu festivali organize eden Amerikalı besteci John Cage, Satie'nin Vexations adlı eserini duymuştu ve 1963'te New York'ta 10 piyanistin 2 saatlik nöbetlerle piyano çalması ile eser seslendirildi. Bu deneyimden sadece John Cage değil, Yoko Ono ve John Lennon da çok etkilenmişti ve kendi ifadelerine göre 1968 yılında Vietnam Savaşı'nı protesto için hafta boyunca kendini hapsetme protestosunu Vexations deneyiminden esinlenerek gerçekleştirdiler. Satie'nin eserleri, 1960'lardan sonra popüler oldu.

1917, 1920 ve 1923'tye yazdığı 5 eser, musique d'ameublement (Mobilya Müziği) olarak adlandırılır. Dinlenmek için değil, arka planda yer almak için yazıldığını söylediği mobilya müziği parçalar, deneysel çalışmalardır. Bu eserler defalarca tekrarlanan birkaç ölçülük kısa parçalardan ibarettir. Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır. Vexations mobilya müziği örneklerindendir
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2411
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Gymnopedia No 1

Mesaj  Admin Bir C.tesi Nis. 26, 2008 11:36 am

avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2411
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

John Cale - I've Got a Secret

Mesaj  Admin Bir C.tesi Nis. 26, 2008 11:39 am

John Cale was the guest on this September 16, 1963 episode of I've Got a Secret. His secret centered around his participation in an 18 hour 40 minute piano performance, the first full length presentation of Erik Satie's "Vexations" held at the Pocket Theater. (Not mentioned, pianists John Cage, David Tudor, Christian Wolff, Philip Corner, Viola Farber, Robert Wood, MacRae Cook, David Del Tredici, James Tenney, Howard Klein (the New York Times reviewer), Joshua Rifkin, with two reserves, and with Cale all took turns playing the piece that is three lines long, the required 840 times on September 9, 1963, from 6 p.m. to 12:40 p.m. the following day. John Cage was the fifth of the many pianists who followed after John Cale who was, of course, the fourth. More importantly, Cage arranged for the entire performance having been introduced to this music while in Paris in 1949. A sheet of the piece was lent to him by Henri Sauguet, and Cage kept a photostat of it with him then, finally performing it 14 years later. I read of this in David Revill's book "The Roaring Silence.") Seated also on the I've Got a Secret stage was Off Broadway actor, Karl Schenzer, who's secret was that he was the only person to stay for the entire piano concert.

In early 1965, John Cale co-founded The Velvet Underground with Lou Reed
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2411
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Janne Mertanen plays Satie

Mesaj  Admin Bir C.tesi Nis. 26, 2008 11:49 am

avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2411
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Marie Devellereau - Je te veux (Satie)

Mesaj  Admin Bir C.tesi Nis. 26, 2008 11:53 am

avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2411
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Gymnopedie

Mesaj  Admin Bir Çarş. Nis. 07, 2010 12:53 am

Satie's Gymnopedies are what many consider to be the groundwork for today's ambient music; it's as ignorable as it is interesting (although, I find it hard to ignore such great music). These three beautiful pieces for solo piano are calming, reflective, ethereal, relaxing, soothing, and elegant.

Gymnopedie No. 1 - Lent et douloureux (slow and mournfully):

With a hollow, but eerily warm melody gently floating atop an accompaniment of steady short-long rhythms, Gymnopedie No. 1 is as expressive as it is transparent. Its simplicity and openness masterfully disguises its apparent dissonances.

Gymnopedie No. 2 - Lent et triste (slow and sad):

Gymnopedie No. 2, although sharing the same short-long accompaniment in the left hand, the mood of this piece is entirely different from No. 1 and 3. Its lack of a commitment to a steady key leads the melody on a nebulous path wandering aimlessly through a series of chords.

Gymnopedie No. 3 - Lent et grave (slowly and solemnly):

Similar in melodic structure, Gymnopedie No. 3 is a minor key version of Gymnopedie No. 1. Its hypnotic-like accompaniment leads the listener in an almost out of body experience. If played as it is intended, the texture of this piece is as smooth as silk.

Debussy Orchestrations:

Claude Debussy was a friend and fan of the eccentric Erik Satie. Ten years after Satie had published his Gymnopedies, Debussy, wanting to bring more attention to Satie, orchestrated No. 1 and 3, but claimed that No. 2 did not lend itself to orchestration. Both versions, solo piano and orchestrated, remain one of Satie's most famous and popular works.
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2411
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz